WwW.EglenceForum.St

EgLeNcE ForuMa HoŞgeLdiNiZ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Atatürkçülük..

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
qarizma

Mesaj Sayısı : 40
Kayıt tarihi : 05/03/10

MesajKonu: Atatürkçülük..   Paz Mart 07, 2010 3:23 pm

Atatürkçü Çeşitleri (!)

Yurdumuzda çeşit çeşit Atatürkçüler vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:


Papağan Atatürkçüleri: Atatürk'ün söz, düşünce
ve özdeyişlerini tıpkı bir papağan gibi ezberleyip yineleyenlere (
tekrarlayanlara ) papağan Atatürkçüsü denir.

Tören Atatürkçüleri: Bunlar, sadece ulusal ve resmi bayramlarda, törenlerde Atatürkçü olan kişilerdir.

Reklam Atatürkçüleri: Atatürkçülüğü gerçekten
benimsemedikleri halde, her fırsatta Atatürkçülükten söz ederek,
Atatürkçülüğün reklamını yapanlara reklam Atatürkçüsü denir.

Korku Atatürkçüleri: Korkularından Atatürkçü
olanlara korku Atatürkçüleri veya zoraki Atatürkçüler denir. Bunlar,
korktuklarında, sıkıştıklarında, zor durumda kaldıklarında Atatürkçü
olurlar.

Moda Atatürkçüleri: Atatürkçülük, yurdumuzda
bazı dönemlerde moda olur. Sadece Atatürkçülük modasına uymak için
Atatürkçü olanlara, Atatürkçü görünenlere moda Atatürkçüsü denir.

Söylev Atatürkçüleri: Bunlar, Atatürk ve Atatürk inkılâpları üzerine söylev çekmeyi Atatürkçülük sayan kişilerdir.

Ticaret Atatürkçüleri: Atatürk'ün, Atatürk ilke ve inkılâplarının ticaretini, tüccarlığını yapanlara ticaret Atatürkçüleri denir.

Gardrop Atatürkçüleri: Sadece kravat, papyon
takmayı, Batılılar gibi giyinmeyi Atatürkçülük sayan kişilere gardrop
Atatürkçüsü denir. Gardrop Atatürkçüleri, Batılıların giysilerine,
yaşantılarına özenirler, ama Batıdaki gibi gerçek çok partili, çoğulcu
özgürlükçü demokrasiye, söz, düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne, bilime,
tekniğe, çağdaş kurumlara karşıdırlar.

Tekelci Atatürkçüler: Tekelci sağ, tekelci
sol, tekelci sermaye, tekelci memleketsever olur da tekelci
Atatürkçüler olmaz mı hiç? Tekelci Atatürkçüler, Atatürk'ü,
Atatürkçülüğü, Atatürk ilke ve inkılâplarını kendi tekellerinde gören
kişilerdir. Bunlar, Atatürk'ü tabulaştırırlar, putlaştırırlar.
Atatürkçülüğün belli kalıplar içinde dondurulmasını,
şerbetlendirilmesini isterler.

Atatürk ve Atatürkçülük Düşmanı Atatürkçüler:
Atatürk'e ve Atatürkçülüğe düşman oldukları halde Atatürk'ü sever ve
Atatürkçü görünen kişilere Atatürk ve Atatürkçülük düşmanı Atatürkçüler
denir. Bunlar, biri açık, diğeri gizli olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Açık Atatürk ve Atatürkçülük düşmanı Atatürkçüler, Atatürk'e ve
Atatürkçülüğe karşı düşman olduklarını açıkça söylerler, yazarlar.
Ancak, çok zor durumlarda, sıkıştıkları zamanlarda Atatürkçü görünürler.
Gizli Atatürk ve Atatürkçülük düşmanı Atatürkçüler, Atatürk'e ve
Atatürkçülüğe düşman oldukları halde, gerçek amaçlarına ulaşmak için
herkesten fazla Atatürkçü görünürler. Bunlar, ellerinden gelse
Atatürk'ü, Atatürkçülüğü ve gerçek Atatürkçüleri bir kaşık suda
boğarlar. Fakat buna güçleri yetmeyeceğini anladıkları için Atatürkçü
geçinirler. Aslında bunlar, çok tehlikelidirler. Çalışmalarına sinsi
sinsi devam ederler. Amaçlarına ulaşmak için Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü
bir kalkan, bir paravan olarak kullanırlar. Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü
hiç sevmezler, ama sever görünürler.

10 Kasım Atatürkçüleri:
Sadece Atatürk'ün ölüm günü olan 10 Kasım günü Atatürkçü olanlara, 10
Kasım gününü bir yas günü ilan edip o günü siyahlara bürünenlere,
ağıtlar düzenlere, yalancıktan ağlayanlara, timsah gözyaşları dökenlere
10 Kasım Atatürkçüsü denir.

50. Yıl Atatürkçüleri: Cumhuriyetin 50. kuruluş yıldönümü olan 1973 yılında, sadece bir yıl, Atatürkçü olanlara 50. Yıl Atatürkçüsü denir.

100. Yıl Atatürkçüleri: Atatürk'ün doğumunun
100. yılı olan 1981 yılında, yani Atatürk yılında, Atatürkçü olanlara
100. Yıl Atatürkçüsü, Atatürk yılı Atatürkçüsü denir.

60. Yıl Atatürkçüleri: Cumhuriyetin kuruluşunun 60. yılı olan 1983 yılında Atatürkçü olanlara 60. yıl Atatürkçüsü denir.

Olağanüstü Dönem Atatürkçüleri: Olağanüstü
dönemlerde Atatürkçü olup, olağanüstü dönemler bitince Atatürkçülükleri
biten kişilere olağanüstü dönem Atatürkçüleri denir. Türkiye'de
olağanüstü dönemlerde Atatürkçülerin sayısında olağanüstü bir artış
olur. Olağanüstü dönemler sonra erince Atatürkçülerin sayısında
olağanüstü bir azalış görülür.

Siyasal Dönem Atatürkçüleri: Türkiye'de her
siyasal dönemin kendine özgü bir Atatürkçülük anlayışı vardır.
Yurdumuzda hükümetler değiştikçe Atatürkçülük görüşleri de, anlayışları
da değişmektedir. ( .................... )

Ruh Atatürkçüleri: Bu âlemin Atatürkçüleri
olur da öte âlemin, yani ruhlar âleminin Atatürkçüleri olmaz mı hiç?
Olur, olur, bal gibi olur... Ruh Atatürkçüleri, Atatürk'ün ruhuyla
konuştuğunu ileri süren kişilerdir. ( .................... )



***
Çeşitli Görüşlerde Atatürkçülük ;

ATATÜRKÇÜLÜK ;
Türk Milleti'nin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha
sahip olması, devletin millet egemenliği esasına dayandırılması, aklın
ve ilmin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine
çıkarılması amacıyla temel esasları yine Atatürk tarafından belirtilen
devlet hayatına, fikir hayatına ve ekonomik hayata, toplumun temel
müesseselerine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere ATATÜRKÇÜLÜK
denir.

ATATÜRKÇÜLÜK; emperyalizmin düşmanıdır, anti -
emperyalisttir. Tam bağımsız Türkiye'den yanadır. Özgürlükçüdür. İnsan
Hakları savunucusudur. Hertürlü terörün karşısındadır. Yobazların,
Vurguncuların, Çıkarcıların düşmanıdır...

ATATÜRKÇÜLÜK; yirminci yüzyılın yüz akı, ulusal direnişlerin temelindeki "tam bağımsızlık" harcıdır.

ATATÜRKÇÜLÜK; ulusal bağımsızlık demektir, ulusal kurtuluş demektir, antiemperyalist bilinç demektir!

ATATÜRKÇÜLÜK; aşırı sağa ve aşırı sola ödün vermeyen, kişi haysiyet ve onuruna inanan, ulusal, akılcı ve insancıl bir görüştür.

ATATÜRKÇÜLÜK; Atatürk'ü bütün yönleriyle ve
eserleriyle tanımak, sevmek, benimsemek, tanıtmaya ve sevdirmeye
çalışmaktır. Başka bir ifadeyle Atatürk'ün ideolojisini, ülkü ve
eserlerini eksiksiz öğrenip tam olarak gerçekleştirmek, yüceltmek ve
aynı yoldan Türk Ulusu'nu Çağdaş Uygarlık Düzeyine ulaştırmak için
bütün gücümüzle çalışmaktır, diyebiliriz.

ATATÜRKÇÜLÜK; siyasi bir öğreti değil, bir
dünya görüşüdür. Türkiye'nin ve Türk Ulusu'nun gerçeklerine,
gereksinimlerine ve yeteneklerine en uygun gelen, denenmiş başarılı
sonuçları alınan bir öğretidir.

ATATÜRKÇÜLÜK; herhangi bir yabancı siyasal
akım ya da ideoloji ile açıklanamaz. Atatürkçülük, Türk halkının ve
Türk yurdunun tabiatından, tarihinden doğmuştur.

ATATÜRKÇÜLÜK; Türkiye'nin gerçeklerinden
doğmuş bir düşünce sistemidir. Türk Milleti'nin iradesiyle oluşmuş,
tarihi bir gelişmenin ürünüdür. Atatürkçülük, herşeyden önce millete
haklarını tanıma ve tanıtmadır; millet egemenliğinin ifadesidir.
Atatürkçülük bir kurtuluştur, milletçe bağımsızlığa kavuşmadır.
Atatürkçülük, modern bir toplum hayatı yaşama demektir.

ATATÜRKÇÜLÜK; "halkçılık", "laiklik",
"cumhuriyetçilik", "devrimcilik", "devletçilik" ve "milliyetçilik"
olmanın ötesinde, değişen nesnel koşullar karşısında, bu ilkeler
çerçevesinde sürekli tutumlar takınmaktır. Atatürkçülük, kesinlikle
salt ileriye açık bir ideolojidir. Atatürkçülüğü yorumlarken bazı
farklı noktalara varılabilmesi olasıdır. Ancak Atatürkçülük'te olmayan
şey; "tutuculuk" ve "statükoculuk"tur. Atatürk'ün düşünceleri nesilden
nesile aktarılacak bir put değil; yönlendirici bir dünya görüşü ve
dünyanın dinamik bir yorumudur.
Acaba günümüz "Atatürkçü"lerinden kaç tanesi 19 Mayıs 1919'da Mustafa
Kemal'i Samsun'da karşılamaya giderdi? Kaç tanesi O'nun peşinden
Ankara'ya gelirdi? Ve acaba kaç tanesi Galata Köprüsü'nde müttefiklere alkış tutardı?...

***


"Yöneticilerin kişilikleri çoğu
kez, siyasal düzenin niteliğine bağlıdır. Eğer bir toplum, ulusal
kurtuluş savaşı yaşamışsa, bu toplumda yöneticilerin kişilikleri ulusal
kurtuluş hamuru ile yoğrulmuş demektir. Bu kişilikler ulusal bilince
dayanır. Her eylem, her davranış, bu ulusal bilinç ile şekillenir.
Mustafa Kemal, bu tür kişilerin örneğidir. Mustafa Kemal'i Atatürk
yapan bu ulusal onur ve bu ulusal bilinçtir. Bunun içindir ki, Mustafa
Kemalcilik ulusal onur, Atatürkçülük ise ulusal bilinç demektir." (
Uğur MUMCU - Devrim, 16 Şubat 1971 )


"alıntıdır"


__________________
Artık
ne gece oLuyor ne gündüz kavuşuyor bedenime, bir afetin içine attın
beni ateşinLe. Yaptım ya yapacağımı, çekiyorum ya sineye bu barut
kokusunu, her uykuya daLışta bir kâbus sapLanıyor ya sırtıma, atıyorum
sensizLiğin Loş ışığına sahipsiz ruhumu. Ne CEBECİ'nin aLkoLik
duvarLarı yatıştırıyor içimi ne İstanbuL'un meyhaneLeri. Sen bu puzzLe
saçmaLığını eksik koyup gittin ya, canımı yaktın ya, son bir kez
göremeden sıktın ya beynime benim Leşim senin mutLuLuğun oLsun. İçine
ettiğiminin dünyasın da seni var eden beni öLü kıLan nice doğum günLeri
senin kazancın oLsun..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://eglence.turtleforum.net
By_BiLinMez
Moderatör
Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Kayıt tarihi : 07/03/10
Yaş : 27
Nerden : Uzaydan !!!

MesajKonu: Geri: Atatürkçülük..   Ptsi Mart 08, 2010 10:23 pm

Teşekkürler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Atatürkçülük..
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Atatürk Üniversitesi Öğretim Görevlileri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
WwW.EglenceForum.St :: Ulu Atamız ve Çanakkale :: ATATÜRK'ün Devrimleri ve İlkeleri-
Buraya geçin: